T.C. Cumhurbaşkanlığı
Diyanet İşleri Başkanlığı

Kastamonu Müftülüğü

28.11.2015

Dursun Ali ŞEKER 06.11.2010 - 01.10.2013

Dursun Ali ŞEKER

Kastamonu E. İl Müftüsü

(Araştırmacı-Yazar)

 

01.10.1948’de Trabzon Çaykara İlçesine bağlı Karaçam (Ogene-i Ulyâ=Yukarı Ogone) Köyü’nde doğdu. Babası Hacı Hâfız Ömer Efendi, annesi Hacı Hadîce hanımdır. Küçük yaşta iken Kur’ân-ı Kerîm’i yüzünden okumaya babaannesi (Momoliga lâkablı)  Hacı Emine Hanım’dan öğrenmeye başladı, (Kakül lâkablı) Abdurrahman Hoca Efendi’ den de aldığı derslerle Kur’ân-ı Kerîm’i yüzünden okumayı tamamladı. Dokuz yaşında iken Hâfız Celil Efendi’den başladığı hâfızlığını on yaşında iken 1958’de muhteşem bir “İcâzet Merasimi” ile tamamladı.

İlkokulu, 1.2.3. ve 4. sınıflarını okumadan özel bir imtihan sonucu geçerek 5. sınıfa kaydedildi. İlkokulu babasının İmam-Hatiplik yaptığı Kayseri Bünyan ilçesine bağlı Zamantı Koçcağız köyünde bitirdi.

Meşhur Kayseri Merkez Taşçıoğlu Kur’ân Kursu’nda, Hasbekli diye mağrûf Kurrâ Mümin Akan Hoca Efendi’den tağlim, tecvîd ve tashîh-i hurûf dersleri alarak buradan mezun oldu.

12.02.1970 tarihinde Galip Efendi’ (Eğitmen)nin kızı Sevim hanımla evlendi.

Kayseri İmam-Hatip Okulu’nu 1969-1970’de bitirdi. Görev almak için Kayseri Müftülüğüne müracaatta bulundu. İmtihan günü, arkadaşları araya girerek imtihana girmekten vazgeçmesini ısrarlı bir şekilde istediler. İmtihana girecek bir arkadaşın lehine feragat etmesini (hakkından isteyerek vazgeçmesini) aksi hâlde, arkadaşın eşinden ayrılma durumunda kalacağını, zîrâ kaynanası tarafından tehdit edildiğini, görev aldıysa aldı, yoksa kızını geri alacağını söylediğini ifade ettiler. Arkadaşları kendisine: “Sen hâfızsın, sesin de güzel her zaman görev alabilirsin, biz de sana yardımcı oluruz.” dediler. Arkadaşlarının ısrarı üzerine bir yuvanın yıkılmaması için imtihana girmekten vazgeçti. O arkadaşı da göreve başladı.

Fakat zamanın hükümeti bütün tayinleri durdurdu. Bu da bir yıldan fazla sürdü. Dolayısıyla görev alamadı. Bir çok sıkıntıya mâğrûz kaldı. Bir arkadaşı için gösterdiği fedâkârlık kendisine pahalıya mal oldu, ama bu fedâkârlığından hiçbir zaman şikayetçi de olmadı.

Öğrenci iken “Okul Mehter Takımı”nda, Mehter Takımının kuruluşundan mezun oluncaya kadar yer aldı.

İmam-Hatip Okulu’nda öğrenci iken Kayseri’de teâmül hâlinde üç vakit ibadete açık, fakat kadrosuz olan mahalle mescitlerinde fahrî İmam-Hatip ve vâiz olarak 7 yıl görev yaptı.

Özel olarak Arapça dersleri aldı.

1974’de Kayseri Yüksek İslâm Enstitüsü’nü bitirdi. Yüksek tahsil esnasında Mimar Sinan Yukarı Camii’nde Müezzin olarak ilk defa 29.4.1971’de resmen göreve başladı. Kısa bir süre sonra da Kayseri Merkez Hunat Camii Müezzinliğine, bilâhare Çifteönü Camii İmam-Hatipliğine naklen atandı. Bu görevde iken yüksek tahsilini bitirdi ve Kıbrıs çıkarmasının peşinden 1974’te askere gitti.

Askerliğini, İzmir’de uzun süreli (18 ay) Yedek Subay Asteğmen ve Teğmen olarak yaptı.

Askerlik dönüşünde Trabzon İmam-Hatip Lisesi Meslek Dersleri Öğretmenliğine atandı. Göreve başlar başlamaz, daha stajyer öğretmen iken Müdür Yardımcılığı görevi verildi. 05.01.1978’de Artvin Arhavi İmam-Hatip Lisesi Müdürlüğüne ve Meslek Dersleri Öğretmenliğine tayin edilmesine rağmen gidip göreve başlamadı.

Birkaç ay sonra yeniden 02.08.1978 tarihinde Kayseri Develi İmam-Hatip Lisesi Müdürlüğüne ve Meslek Dersleri Öğretmenliğine tayin edildi. Bu sırada da Arapça tedrisat yapan Diyanet İşleri Başkanlığı İstanbul “Haseki Hizmet İçi Eğitim Merkezi 2. Dönem Müftü ve Vâizler İhtisas Kursu”na katılmak üzere girdiği imtihanları kazandı.         Bunun üzerine Milli Eğitimden ayrıldı ve Diyanet’e geçti. İki yıl süreli bu kurs boyunca Trabzon Merkez Vâizi olarak istihdam edildi.

İhtisas kursuna devam ettiği dönemde İstanbul’un Fâtih, Eyüp Sultan, Süleymaniye, Yeni Cami, Gazi Ahmet Paşa, Çeliktepe gibi ünlü camilerinde vaaz etti.

“Mâturidîler’in Eşğarîlerden Ayrıldıkları Meseleler” konulu tezi hazırladı ve Haseki’den 1980 yılında mezun oldu.Tez Haseki Eğitim Merkezi Kütüphanesi’nde bulunmaktadır.

İhtisas bitiminde Çanakkale Bayramiç İlçe Müftüsü olarak 7.11.1980 tarihinde atandı. Daha sonra 15.9.1983’de Amasya Merzifon,4.9.1987’de Konya Ereğli,1.10.1992’de Gaziantep Metropol Şehitkâmil, 3.1.2000’de Samsun Bafra İlçe Müftülüklerinde İlçe Müftüsü olarak çalıştı.

Cemiyetçilik çalışmalarına daha orta tahsilde iken başladı. “Kayseri İmam-Hatip Okulu Mezunları Cemiyeti” ile “Türkiye Yüksek İslâm Enstitüleri Talebe Federasyonu” kurucuları arasında yer aldı.

Büyük bir haber ajansının Kayseri muhabirliğini yaptı.

Bir dönem Kayseri İmam-Hatip Okulu Mezunları Cemiyeti ile Kayseri Yüksek İslâm Enstitüsü Talebe Cemiyeti Başkanlıklarını yürüttü.

Türkiye Yüksek İslâm Enstitüsü Talebe Federasyonu Yönetim Kurulu üyeliğinde de bulundu.

Yüksek İslâm Enstitüleri’nin İlâhiyat Fakültelerine dönüşmesi için zamanın yetkili makam, hükümet ve TBMM nezdindeki görüşmeleri sürdüren heyette yer aldı.

Diyanet İşleri Başkanlığınca,1986 yılında Adıyaman, Diyarbakır ve Şanlıurfa’da geçici süre ile görev yapmak üzere Çankaya Müftüsü M.Nuri Yılmaz ve Krdz.Ereğli Müftüsü A.Hulusi Başoğlu ile birlikte “Özel Vaaz ve İrşâd Ekibi”nde görevlendirildi.

1986 yılı Ramazân ayında Almanya’da,görev yapacak din görevlilerini taşıyan otobüsteki 41 kişiden oluşan kafileye kafile başkanı olarak Almanya’ya gitti ve Ramazân hizmeti ifâ edilerek Ramazân Bayramından sonra aynı kafile ile yurda döndü.                                                     

1989 yılı Ramazân ayında da Belçika’da Din Görevlisi olarak görev yaptı.

Araştırmacı-Yazar olan ve zengin bir kütüphaneye sahip bulunan ŞEKER’in ilmî ve akademik çalışmaları bulunmaktadır.

Müşterek olarak hazırlanan “İslâm’a Göre Evlilik ve Mahremiyetleri” adlı basılmış bir kitabı vardır.

Kur’an ve Sünnet’e Göre Mü’minlerin 101 Vasfı adlı çalışması da yayımlandı.

Türkiye’de çıkan birçok dergi ve mahallî gazetelerde yayımlanan makaleleri, yazı dizileri (Günaydın Muş, Muş Ovası, Muş İl Gazetesi, Muş Expres, Muş’un Sesi, Muş Altınova, 30 Nisan, Şark Telgraf gazetelerinde 3 seneye yakın haftalık yazıları)) yayımlanmıştır.

55 yıldan bu yana hâlen Ankara’da yayımlanan ve Türkiye’de sevilerek okunan Hakses Dergisi’nde “Mutlu Aile (Gönül Peteği) İçin Tavsiyeler” adlı yazı dizisi yayımlandı. Yayımı 6 yıl kadar süren bu yazı dizisi yeni ilavelerle daha da genişletilerek 550 sayfaya ulaşmıştır. Alternatifi olmayan bu çalışma, girişle birlikte 1’den 406 maddeyi içermekte olup baskıya hazır hâle getirilmiştir.

Ayrıca Türkiye’de (belki de dünyada) bir ilk olmak üzere Kastamonu’da “Mutlu Aile Okulu’nun açılmasını sağladı. Önemine binaen hizmete giren bu kursa Kastamonu’lu hanımların devam etmesi, hem kursiyerler hem de halk tarafından aile için faydalı görülerek memnuniyetle takdir edilmiş ve Valilik tarafından da “Takdirnâme” ile ödüllendirilmiştir.

Kastamonu’da günlük olarak yayımlanan “Sözcü” ve “Doğrusöz” gazetelerinde de haftada bir dizi hâlinde aile ile ilgili yazıları, diğer Açıksöz, Kastamonu ve Nasrullah gazetelerinde de zaman zaman yayımlanan makaleleri okuyucuların hizmetine sunulmuştur.

Gürcistan’da yayımlanan dînî, ilmî, ictimaî jurnal (Uğur) dergisinde de yazıları yayımlanmıştır. Türkiye Radyo ve Televizyonlarında (TRTde) yayınlanmış dinî konuşmaları ile çeşitli Mahallî ve bölgesel radyo ve Televizyonlarda yaptığı programlar vardır.

Çeşitli vesilelerle Yurt içinde tertip edilen panellere, panelist ve açık oturumlara katılımcı olarak katıldı.

Almanya, Fransa, Bulgaristan, Saraybosna, Gürcistan’da tertip edilen programlara katıldı, konferanslar verdi.

Harran Üniversitesin’de Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN’ın danışmanlığında “Hz, Osman Döneminde Devlet Yapısı ve Sosyal Hayat” konulu çalışması ile Yüksek Lisans’ını yaptı.

Bu çalışma, Diyanet İşleri Başkanlığı Kütüphanesi’nde araştırmacıların ve okuyucuların istifadesine sunulmuştur.

Kur’an-ı Kerim ve Hadis-i Şeriflerin Işığında “Tebük Gazvesi”, “Mekke’nin Fethi”, “Feth-i Mübin” adlı çalışmaları da baskıya hazır beklemektedir.

1988-2013 yılları arasında 44 cilt halinde Türkiye Diyanet Vakfı’nca yayımlanan ve muhteşem bir sahih bilgi kaynağı olan “İslâm Ansiklopedisi” için yazıp hazırladığı bir çok telif maddeleri vardır.

Çalışan memur, işçi ve öğrencilerin Cuma namazını rahat eda edebilmeleri için Cuma Ezânlarının Diyanet takvimine göre değil, saat 12.00’de okunmasının ilk uygulamasını Türkiye'de başlatması, ilgili çevrelerde memnuniyetle karşılanarak tebrik ve takdir edilmiştir.

Kur’ân ve Sünnet esas alınarak camilerdeki kürsülerden ehliyetli vâizler tarafından (halkın) cemaatin dinî konularda bilgilendirilmesi cami hizmetleri içinde çok önemlidir. Günümüz Türkiye’sinde her bir camide bir vâiz olması gerekirken maalesef vâiz kadroları parmakla gösterilecek kadar azdır! Bu boşluğu doldurmak üzere pedagojik açıdan tenkide açık yönleri olsa bile telsiz merkezî vaaz sisteminin de ilk defa hizmete girmesine vesile oldu. Bu dini irşâd hizmetinden dolayı “Takdirnâme” ve “Teşekkürnâme” ile ödüllendirilmiştir.

Hac ve Umre’de hem Mekke’de Harem-i Şerif’te, Arefe günü Arafat’ta, hem de Medine’de Mescid-i Nebevî’de kafilesindeki hacı ve umrecilerle Hatm-i Şerif okumayı ilk başlatan da o oldu.

Birçok kere kafile başkanı olarak hac ve umreye gitti. En son Mekke ve Medine’deki hacılara vaaz ve ırşâd yoluyla hizmet etmek üzere “Fetvâ ve Irşâd Heyeti”nde görevlendirildi.

Din ve irşâd hizmetlerinin geliştirilmesi konusunda yaptığı çalışma ve araştırmalardan dolayı Diyanet İşleri Başkanlığı’nca “Teşekkürnâme”;

Olumlu sicil ve diğer alanlardaki üstün gayret ve başarılarından dolayı Diyanet İşleri

Başkanlığı’nca mükerreren “Takdirname” ve “Teşekkürnâme”;

İlçe Müftüsü iken görevindeki verimli ve başarılı çalışmalarından dolayı maiyetinde çalıştığı İl Müftülerince “Teşekkürnâme”;

Yüzünden ve Hâfızlık Kur’ân Kursları’nın faaliyete geçirilmesi konusundaki gayretlerinden dolayı “Teşekkürnâme” ile mükerreren taltif edildi.

“Kutlu Doğum Haftası” etkinliklerine olan destek ve katkılarından dolayı “Teşekkürnâme” ile defalarca ödüllendirildi.

Olumlu gayretlerinden ve üstün çalışma anlayışından dolayı Gaziantep Valilik Makamı’nca “Takdirnâme” ile ödüllendirildi.

Müftülük hizmet binalarının yapımındaki başarısı, din ve irşâd hizmetlerinin geliştirilmesindeki olumlu gayret ve üstün anlayışı, sosyal amaçlı ve gönüllü kuruluşlarla olan diyaloğu, merkezî ezân ve vaaz sisteminin kuruluşu, maiyetindekileri yetiştirme, değerlendirme, kendini geliştirme, yenileme gayreti ile organizasyon ve örnek olma kabiliyeti, iş heyecanı ve hâkimiyeti, üstün çalışma azmi, temsil yeteneği ile toplumu din konusunda aydınlatmadaki gayretlerinden dolayı ilçe kaymakamları tarafından “Takdirnâme”ler ile ödüllendirildi.

Türk Hava Kurumu ve bâzı Askerî Makamlarca “Teşekkürnâme”, sosyal, eğitim ve öğretim amaçlı ve gönüllü vakıf ve kuruluşlar ve sendikalar tarafından “Teşekkürnâme” ve “Plaket”lerle taltif edildi.

Aile içi şiddetin önlenmesi, dargınların barıştırılması, 20 kişinin öldüğü kan davası, 30 yıl sonra son buldu; 17 yıl sonra gelen barış, kan davasında mutlu son; bir kan davası daha barışla noktalandı, 5 kişinin ölümü ile başlayan kan davası, Mirac Kandilinde barışla son buldu; kan davalı aileler barıştırıldı; bu yıl barış yılı oldu, gibi başlıklarla basında da yer alan kan davalarının mutlu bir sonuçla halledilmesindeki gayret ve girişimleri ile sosyal barışın sağlanmasına, kardeşliğin tesisine ve canlanmasına büyük katkıları olmuştur.

Bu çalışmalarından dolayı ilgili makamlar tarafından “Teşekkürnâme”lerle ödüllendirildi.

Düğün, sünnet, temel atma, açılış gibi sosyal amaçlı etkinliklerde; cenâze, kaza, felâket, hastalık gibi üzüntülü ve kederli hâllerde; başta Din Görevlileri olmak üzere, eş, dost ve vatandaşların yanında olmuş, sevinç ve kederlerini paylaşmakta âzamî özen ve gayreti esirgememiştir.

Yetim olarak okuyup yetişen sonra da cami görevliliği nasip olan fakat evlenme imkânlarına sahip olamayan bâzı Din Görevlilerinin iğneden ipliğe, bilezikten yüzüğe kadar, Müftülük personeli tarafından bütün düğün ihtiyaçları temin edilip evlendirilmelerine öncülük etmiştir.

Hattâ benzer durumda olan vatandaşlardan birisinin, bütün ihtiyaçları ve çeyizi başta Din Görevlileri ve hayırsever vatandaşlar olmak üzere birlikte karşılanarak evlenmesine vesile olmuştur.

Öyle ki, kendi çocukları daha küçük yaşta olduğu hâlde evlenmelerine vesile olduğu ailelerin ilk doğan çocukları sayesinde “Dede” olma pâyesi ile şereflenmiş ve “Müftü Dede” denmesi ile de mutlu olmuştur. Gülüm diye hitap ettiği eşine de Babaanne pâyesi verilmiştir.

İlahiyat Fakültelerinden bâzı öğretim elemanlarının yürüttüğü “Din Sosyolojisi ve Psikolojisi” alanı ile ilgili “Resmî Din Görevlilerinin Halk Üzerindeki Etkileri” konulu araştırma projesinin uygulanmasında gösterdiği ilgi ve katkılarından dolayı “Teşekkür”e lâyık görülmüştür.

Din görevlilerinin üyesi olduğu yapı kooperatifleri, yardımlaşma sandıkları, gıda tüketim kooperatifleri kurarak Din Görevlilerinin sosyal ve ekonomik açıdan güçlenmelerine öncülük etmiştir.

            Görev yaptığı yerlerdeki Müftülük Hizmet binalarının temelden yapımı, bakımı, onarımı ve tağdilâtı ile ilgili ıslah çalışmalarını başarılı bir şekilde gerçekleştirdi.

Yayınevi, Kur’ân Kursu, Müftülük ve lojmandan oluşan 5 katlı Gaziantep Şehitkâmil Müftülük Sitesinin yapımını kısa zamanda bitirerek ilçe Müftülüğünün sağlıklı ve uygun ortamda hizmet vermesini sağlamıştır.

Hizmet binası, mimarî özellikli ve çift minareli Cami, 14 Dükkân, kadın ve erkekler için ayrı ayrı Şadırvan ile WC. ve Konferans salonundan oluşan Samsun Bafra Müftülük Site inşaatının yapımı ve tamamlanmasında üstün gayretleri oldu.

Birçok cami, yatılı ve gündüzlü Kur’ân kurslarının hizmete girmesinde, İmam-Hatip Liseleri ile Öğrenci Yurtlarının yapımında, plân ve projelerinin geliştirilip uygulanmasında, bâzı üniversitelerin kampüs camilerinin yapımında maddî, mânevî ve teknik destek sağlanmasında hizmetleri oldu. Bundan dolayı “Takdirnâme”ve “Teşekkürnâme”lerle ödüllendirildi.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ne olan katkılarından dolayı Dekanlık tarafından “Teşekkür Belgesi” ile ödüllendirildi.

Türkiye Diyanet Vakfına, daire, dükkân, arsa vs. gibi gayrimenkul bağışlarının temin edilmesinde büyük bir çaba ve başarı gösterdi.Bundan dolayı defalarca “Teşekkürnâme”lerle tebrik edildi.

Din Görevlileriyle birlikte sportif faaliyetlere önem vererek yapılan yarışmalarda görev yaptığı yerdeki Müftülüklerin derece ve kupa almasını sağladı.

Sesi ve diksiyonu güzel, mûsikî yeteneği olan görevlilerden oluşturduğu “Grup Fetih” ve “Yıldız İlâhî Grubu” adının verildiği ayrı ayrı İlâhî koroların yetiştirilmesi için yoğun bir mesâi harcadı. Düğünde, sünnette, temel atma ve açılışlarda, cenâze vs. gibi etkinliklerde okunması gereken mevlid ve İlâhî metinleri, etkinliğin mahiyetine göre tasnif ederek okunmasını sağlayıp yaygınlaştırdı.

Milli Eğitimdeki Öğretmenliği döneminde, dokuma ustası olan eşinin tağkip ve kontrolünde meslek edindirme kurslarından “Halıcılık Kursu” açarak genç kızların iş edinmelerine yardımcı oldu.

17 Ağustos 1999 Marmara depreminde, depremzedeleri teskin ve teselli etmek, manevî duygularını canlı tutmak için İzmit, Adapazarı ve Gölcük’te görev yapmak üzere “Özel Vaaz ve İrşâd Ekibi”nde görevlendirildi.

Diyanet İşleri Başkanlığı Ondokuz Mayıs “Âşık Kutlu Eğitim Merkezi”nde Din Görevlilerine Kur’ân-ı Kerîm dersleri verdi. Değişik vesilelerle tertip edilen Kurslarda hocalık yaptı.

Uzun süreli Haseki İhtisas Kursu’ndan başka Elazığ (1982), Kastamonu (1985) ve Antalya (1986,87,97) Eğitim Merkezlerindeki “Sevk ve idare”; Kızılcahamam’daki (09.05.2006) “Hizmetlerde verimliliği artırmak, metod ve ilke birliğini sağlamak, teşkilatta iletişimi daha iyi seviyeye getirmek” maksadıyla tertip edilen seminerlere katıldı.

Din ve İrşâd hizmetlerinin geliştirilmesi konusunda Diyanet İşleri Başkanlığı’nca tertip edilen istişâre toplantılarına lüzûmuna binâen davet edilerek zaman zaman katılan Dursun Ali ŞEKER, Arapça ve İngilizce bilmektedir.

Diyanet Aylık Dergisinde yayımlanan “Din Görevlisinin Hatıra Defterinden” adlı köşe onun teklifi üzerine yayıma girmiş ve hâlen devam etmektedir.

Yazdığı hutbelerden dolayı “Teşekkürnâme” ile taltif edildi.

Vaaz, konferans, panel ve özlü duaları, çevresince sevilip takdir edilen ŞEKER, Bosna Hersek’e sosyal, kültürel ve gezi amaçlı giden heyetin içinde yer aldı. Gerekli incelemelerde bulundu.

Diyanet İşleri Başkanlığınca uygulamaya konulan “Kardeş Şehir Projesi” kapsamında Kastamonu İl Müftüsü olarak eşi ile birlikte Gürcistan’a gitti. Oradaki dindaş ve soydaşlarımızla görüştü. İhtiyaç duyulan, cami, okul, kütüphane, yayın, eğitim ve çeşitli sosyal ve kültürel etkinliklerle ilgili çalışmaları inceledi. Kastamonu halkının selam ve sevgilerini, hüsn-ü teveccühlerini iletti. Kardeşlik ve dostluk bağlarının daha da güçlenmesi için gerekli maddî ve mânevî desteklerin sürdürülmesine önem verdi.

Diyanet İşleri Başkanlığınca yürütülen “Kardeş Şehir Projesi” kapsamında seçilen Gürcistan’da bir caminin yapılmasında ve yüksek tahsil öğrencilerine yardım edilmesinde büyük gayretleri oldu.

Cuma hutbelerinin sonunda yıllardan beri takdim edilen “Dînî üç soru, üç cevap” uygulaması cemaat tarafından çok faydalı görülmüştür.

Hem sosyal hem de dînî açıdan önem arz eden il, ilçe, belde ve köylerdeki iftar programlarına uzak yakın demeden eşi ile birlikte birçok Ramazân ayı boyunca katılması, Din Görevlileri ve aileleri, halk ve cemaat tarafından sosyal bir proje olarak takdir ve memnuniyetle karşılanmıştır.

Muş İl Milli Eğitim ve Halk Eğitim Müdürlükleri ile yapılan görüşmelerden sonra Kur’ân Kursları’nda “Okuma Yazma” Kurslarının açılmasını sağlamıştır. Milli Eğitimin yürüttüğü “Eğitime %100 destek Kampanyasına büyük katkı sağladı.

Çeşitli okullarda konferanslar vermesi, bilgi yarışmalarında jüri başkanlığını başarı ile yürütmesi, “Kutlu Doğum Haftası” ile “Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nda, din görevlileri ile Kur’ân Kursu Öğrencileri arasında açılan “40 Hadis Ezberleme” yarışmasına halkın da hadis ezberleyerek bu yarışmalara katılmalarını sağlamıştır.

Şâfiî Mezhebinin daha iyi anlaşılması ve uygulamadaki farklılıkların telâfi edilmesi için çeşitli medrese ve hocalardan ders görmüş ve hâlen Resmî Din Görevlisi olan hocaefendilerden Muş’ta “Dînî Konuları Müzâkere Heyeti”ni oluşturması ve elde edilen sonuçların bütün Din Görevlilerine sunulmasını sağlamıştır.

Birinci altı ay ve ikinci altı ay olmak üzere yılda iki defa yapılan programa göre İmam- Hatiplerin sadece bir cuma günü yerlerinin değiştirilerek o gün görevlendirildikleri bir başka camide hem vaaz etmeleri hem de hutbeyi okuyup, cuma namazını kıldırıp sonuçta da cemaatle görüşmelerini sağlamıştır.

Benzer programın İlçe Müftüleri arasında da değişik ilçelerde uygulanmasını sağlaması hem Din Görevlilerinin hem de halkın teveccühüne mazhar olmuştur.

Görev bitiminde de  yapılan toplantılarda durum değerlendirilmesi yapılmıştır.

“Muş İl Müftülük görevine yeni başlamasına rağmen, başta Mülkî Âmir olmak üzere diğer resmi daire yetkilileri, görevliler ve halkla diyalogunun son derece iyi olduğu, dargın ve kan davalıların barıştırılmasında, birlik ve beraberliğin sağlanmasında büyük gayret gösterdiği, mülkiyeti İl Özel İdaresi’ne ait Sütlüce Mevkiinde bulunan 32 bin m.2 lik arsanın Yüksek Tahsil Öğrenci Yurdu yapılmak üzere İl Müftülüğüne tahsisinde olağanüstü gayret gösterdiği ve görevinde emsallerine göre üstün başarı sağladığı Diyanet İşleri Başkanlığı Müffettişlerince yapılan Genel Teftiş Raporu’nda teklif edilmesi üzerine Diyanet İşleri Başkanlık Makamınca “Teşekkür Belgesi” ile taltif edilmiştir.”

Muş İl Müftülük hizmet binası kuytu bir yerde hem de yetersizdi. Uygun bir arsa temini için yoğun bir çalışma sergilendi. Müftülük site projesine esas olmak üzere Türkiye’de örnek bir site araştırması yapıldı. Bazı il ve ilçe Müftüleri ile istişare edildi. Alınan bilgi ve örnekler Muş İl Müftülük sitesinin projesinde değerlendirilmek üzere Diyarbakır Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Mimar Hale Demir ile kritiği yapılarak projeye son şekli verildi.

Muş’un ünlü “Lale” sinin ismi camiye verilerek site içindeki caminin temeli atıldı. Çift minareli ve Muş’un en büyük camii olan caminin dış cephe kaplaması, Muş Valisi Erdoğan Bektaş’ın tavsiyesiyle siyah ve beyaz renkleri bulunan Muş taşıyla kaplandı.

Lale motifli pencere kemerlerinin siyah taşla örülmüş olması, Caminin tamamına muhteşem bir mimari estetik sağladığı gibi Muş’un Coğrafi görüntüsü ile de bir bütünlük sağlamıştır. Türkiye’de değil, dünyada da bir örneği yoktur.

Muş Diyanet Vakfı ile Cami Yaptırma Derneğince yürütülen bu hizmet, her kesimden tebrik ve takdirle karşılandı.

Lojmanı bulunmayan köylere “İmam Evleri”nin yapılıp hizmete sunulmasında da mesâî arkadaşlarıyla birlikte olağanüstü gayret gösterdi.

2008 Yılı itibariyle Muş havaalanının uluslararası uçuşlara açılması münasebetiyle, hac uçuşlarının başarı ile gerçekleştirilmesinde gösterdiği üstün gayret ve başarılı çalışmalarından dolayı Muş Valilik Makamı’nca “Takdirnâme” ile ödüllendirilmiştir.

Görevinde gösterdiği üstün gayret ve sorumluluk bilinci içerisindeki davranışları, azimli, titiz ve başarılı çalışmalarından dolayı Muş Valilik Makamı’nca mükerreren “Takdirnâme” ile taltif edilmiştir.

Muş İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülen “Polis Amca Kirvem Olur Musun?” projesine olan destek ve katkılardan dolayı “Plaket” ve “Teşekkür Belgesi” ile taltif edildi.

“Mutlu Aile Projesi” kapsamında Kastamonu ilinde aile yapısının ve değerlerinin korunması, gelecek nesillere sağlıklı biçimde aktarılmasını sağlamak üzere ailenin güçlendirilmesi, aileyi ve aile içinde bireyi tehdit eden problemler hakkında toplumun duyarlı kılınması amacıyla gösterdiği üstün gayret ve özverili çalışmalarından dolayı Valilik Makamı’nca “Başarı Belgesi” ile taltif edildi.

Valilikçe yürütülen “Değerler Şehri Kastamonu” Değerler Eğitim Projesine olan katkılarından dolayı Valilik Makamı’nca “Teşekkür Belgesi” ile ödüllendirildi.

Kastamonu’da ki idârî, dinî, hayrî ve sosyal hizmetleri de başarılı bir şekilde yürüttü.

Kastamonu Müftülük Hizmet Binası yetersizdi. Hem yer olarak uygun yerde değildi, hem de çalışan memurların istihdamına kâfi gelmiyordu. Kastamonu Adliyesi yeni binasına taşınınca eski adliye binasının Müftülük Hizmet Binası olarak yeterli olacağı kanaati hâsıl olunca Müftülüğe tahsisi için başta Kastamonu Valisi Sayın Erdoğan Bektaş, Diyanet İşleri eski başkanı Dr. Sayın  Tayyar Altıkulaç ve mevcut başkan Prof. Dr. Sayın Ali Bardakoğlu olmak üzere ilgili ve yetkili makamlarla görüşüldü. Bir çok engellemelere rağmen Adliye eski binasının Müftülüğe tahsisi sağlandı. Ve derhal binaya taşınarak gerekli onarım, tağdilât ve bakım için bir proje hazırlanmasına başlandı.

İl Müftüsü Dursun Ali Şeker’in ekibiyle bu konuda da gayretleri takdirle karşılandı.

Şu anda da bütün İl ve İlçe Müftüleri, Vâizler ve bütün Din Görevlilerine yönelik bir çalışması vardır.

Bu camianın zengin bir kültür, bilgi ve geniş bir hayat tarzı anlayışı ve tecrübesi olduğu malumdur. Bu bilgi, kültür ve tecrübenin bir kısmı yazılı iken bir kısmı da şifâhîdir. Yazılı olanlar kalıcı iken, sözlü olanlar ise zamana yenilerek unutulmaktadır.

Sözlü ve yazılı edebiyât ürünlerinden olan lâtîfe, nükte, şaka, mizâh, hiciv, şiir, mâni, mersiye, tefvif, anekdot, espri, kıssa, bilmece, menkıbe, fıkra, hâtırât, tevriye, vecize, ezgi vs. toplum ve aile hayatında çok önemlidir.

Bu türlerden biri veya bir kaçı hocaefendilerden talep edilerek, bir kitapta toplanıp sahibinin imzası ile yayımlanması plânlanmıştır.

Bu çalışması ve araştırması hâlen devam etmektedir.

(Önemli Bir Not: Ancak bu projenin Diyanet İşleri Başkanlığı veya Türkiye Diyanet Vakfı tarafından yürütülmesinin daha uygun olacağına inanıyorum.)

Hobileri arasında; hat, desen, dînî yapıların estetiği, günlük tutma, görev yaptığı yerlerdeki görevlilerin, hacca ve umreye birlikte gittiği hacıların fotoğraf, isim ve adresleri ile birlikte albümleri, pul koleksiyonu, kronolojik olarak hazırladığı 65 bin kadar fotoğrafın yer aldığı özel albümü yer almaktadır.

Samsun Bafra ilçe Müftüsü iken 08.02.2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ortak kararname ile Muş İl Müftüsü olarak atanan Şeker,21.3.2008 tarihinde göreve başladı.15.12.2010 tarihinde de Muş’tan ayrıldı.

06.11.2010 tarihli ve 27751 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ortak kararnâme ile bu sefer Kastamonu İl Müftüsü olarak atanmış olup 29.12.2010 tarihinde göreve başladı ve 1.10.2013 tarihinde Kastamonu İl Müftüsü iken yaş haddinden emekliye ayrıldı.

Emekli olmakla “Masa hizmeti bitti, kürsü hizmeti devam eder” anlayışı ile ikamet ettiği Gaziantep’de Cuma günleri vaaz ve irşad hizmetine devam etmektedir. Konferans davetlerine de katılmaktadır. Yıllardan beri yazmaya çalıştığı ve şuanda da basılacak duruma getirdiği aile ile ilgili bir kitap çalışması vardır.

Ağırlıklı olarak vaaz ettiği 1.Organize Sanayı Camiinde “Kur’ân ve Sünnet’e göre Mü’minlerin 101 Vasfı” konusu cemaat tarafından çok beğenildi ve kitap hâline getirilip kendilerine dağıtılmasını istediler. Böyle bir talep Türkiye’de bir ilkti. Çünkü cemaat sevdiği bir vaazdan dolayı genelde hatipleri tebrik ve takdir eder. Ama yapılan vaazın yazılıp kendilerine verilmesini pek  istemezler. Talep kabul gördü ve Cami İmam-Hatibi M.Akif Güzel tarafından bilgisayarda yazılarak matbaada basıldı. Masrafları birkaç hayırsever sanayici tarafından karşılanan kitap cemaate ücretsiz dağıtıldı.

Dursun Ali Şeker’in yazdığı kitaplar, gazeteler ve dergilerde yayımlanan makaleler, yaptığı vaazlar, verdiği konferanslar hem öğretici, hem irşâd edici hem de dînî hayatı canlı tutmaya yöneliktir.

43 yıl resmi, 7 yıl fahri olmak üzere 50 yıl görev yapan ve emekli olduktan sonra da (Rızâ en Lillah) vaaz ve konferanslarına devam eden Şeker, 2 kız,2 erkek olmak üzere 4 çocuk babası ve 13 torun (kuzucuk) sahibidir.

Araştırmacı yazar olan Dursun Ali Şeker’in:

“İslâm’a Göre Evlilik ve Mahremiyetleri” adlı kitabı yayımlanmıştır.

Yayımlanacak eserleri ise:

  1. “Mâturidîler’in Eşğarîlerden Ayrıldıkları Meseleler”
  2. “Hz, Osman Döneminde Devlet Yapısı ve Sosyal Hayat”
  3. Kur’an-ı Kerim ve Hadis-i Şeriflerin Işığında “Tebük Gazvesi”
  4. “Mekke’nin Fethi”
  5. “Feth-i Mübin”
  6. “Kur’an ve Sünnet’e Göre Mü’minlerin 101 Vasfı”
  7. Mutlu Aile (Gönül Peteği) için Tavsiyeler.